Cin suresi, Mekke döneminde nazil olan bir suresidir. Cin taifesinin Kuran’ı işitip hidayete ermesini, Allah’ın birliğini ve vahyin hakikatini beyan ederek bütün mahlûkatı tevhid yoluna çağırmasını anlatır. Yirmi sekiz ayetten müteşekkil bu mübarek sure, adını, bir grup cinin Kuran’ın okunuşunu dinleyip iman ettiğini bildiren ilk ayetinden alır. Kuran’ın mucizevî tesirini cinler üzerinden gözler önüne seren sure, Allah’a ihlasla kulluğu, şirkten uzak durmayı ve ahiret inancını kalplere nakşeder.
Hucurat suresi, Medine devrinde nazil olan hikmet ve edep dersi yüklü surelerdendir. İnsanlara; Hz. Peygamber’e (s.a.v.) karşı edebi, kardeşlik bağlarını, takvayı ve ahlakı öğreterek kalpleri Allah’ın rızasına yöneltir. On sekiz ayetten müteşekkil bu mübarek sure, adını dördüncü ayetinde geçen “hucurat” (odalar) kelimesinden alır ve Resulullah’ın (s.a.v.) huzurunda edebe riayetle başlayarak, mü’minler arasında adalet, uhuvvet ve takva ile kemale ermeyi vazeder.
Mekke devrinde nazil olan Fecr Suresi, fecr vaktinin bereketiyle insanı Allah’ın kudretini tefekküre, dünya hayatının faniliğini idrake ve ahiret yurduna hazırlanmaya çağırır. 30 ayetten müteşekkil bu mübarek sure, adını ilk ayetindeki “Vel-Fecr” (tan yerinin ağarması) kelimesinden alır ve Allah’ın şafak vaktine, on geceye, çifte ve teke yemin etmesiyle kainatın nizamına dikkat çeker. Geçmiş kavimlerin helakini hatırlatarak azgınlığın akıbetini, insanın mal ve nimetle imtihanını anlatarak nefs muhasebesini öğütler. İdrak ederek okuyan müminin imanını artırır, kibir ve tamahtan arınmaya vesile olur. Allah’ın her an kullarını gözetlediğini (lebil-mirsad) hatırlatan sure, insanı salih amellere ve yoksulu gözetmeye sevk eder.
Ala suresi, Kuran-ı Kerim’in Mekke döneminde nazil olan surelerinden biridir ve Allah’ın yüceliğini tesbih etmeye, O’nun kainatı yaratışındaki hikmetleri tefekküre ve insanları hidayete çağırır. Adını, ilk ayetinde geçen “el-Ala” (en yüce) kelimesinden alan bu sure, 19 ayetle tevhid, nübüvvet ve ahiret şuurunu kalplere nakşeder. Resulullah’ın (s.a.v.) sevgisine mazhar olan bu sure okunup manası tefekkür edildiğinde, mümini Allah’a kullukta ihlasa, takvaya ve dünya hayatının geçiciliğini idrake yöneltir.
Nisa suresi, Medine’de nazil olan Kuran-ı Kerim’in faziletli surelerinden biridir. Adını, kadınlara dair pek çok hükmün zikredildiği “nisa” (kadınlar) kelimesinden alır ve 176 ayetle Kuran’ın uzun surelerinden biridir. Yetim hakları, miras, evlilik, kadınların hukuku, adalet, cihad ve emanete riayet gibi ahkamı beyan ederek müminleri Kuran’ın ahlakıyla ahlaklanmaya çağırır.
Tin suresi, Mekke’nin çetin imtihan günlerinde nazil olmuş, 8 ayetlik bir hikmet deryasıdır. İncir ve zeytinle, Tur-i Sina ile ve emniyet yurdu Mekke’ye yemin ederek başlayan bu sure, insanın en güzel kıvamda yaratıldığını, lakin iman ve salih amelle bunu koruyamayanın en aşağı mertebeye düşeceğini haber verir. Cenab-ı Hakk’ın eşsiz adaletini ve insanın yaratılışındaki muazzam hikmeti vurgulayan ayetler; insana hem kendine hem etrafına bakarak Allah’ın hikmet ve kudretini idrak etmeye çağırır.
Beyyine Suresi, Kuran-ı Kerim’in Medine devrinde nazil olan surelerindendir. Hak ile batılı ayıran vahyin kul için kıymetini ortaya koyar. Sekiz ayetten müteşekkil bu sure, adını ilk ayetindeki “beyyine” (apaçık delil) kelimesinden alır ve Kuran’ın rehberliğinin, Resulullah’ın (s.a.v.) nübüvvetinin müminler için önemini gösterir.
Hümeze Suresi, Mekke’de nazil olan kısa, lakin tesiri derin surelerinden biridir. Gıybet eden, kibirle mal biriktiren ve insanları ayıplayan kimselerin çirkin ahlakını kınar. 9 ayetten müteşekkil bu sure, adını ilk ayetindeki “hümeze” kelimesinden alır ki, bu, başkalarını çekiştirip kötülemeyi huy edinenleri ifade eder.
Vacip Kurban; Allah-u Teala ile kurbiyet (yakınlık) kurmak ve O’nun rızasını kazanmak niyetiyle, belirli şartları şartları taşıyan Müslümanların Kurban Bayramı’nda kestiği kurbandır. Kurban, Hz. İbrahim’in (a.s.) Allah’ın emrine teslimiyeti ve Hz. İsmail’in (a.s.) sabrıyla sembolleşen bir ameldir. Maddi imkana sahip Müslümanlar için vacip olan bu ibadet, Allah’a teslimiyetin, şükrün ve takvanın bir nişanesidir. Nitekim Allah Kuran’da şöyle buyurmuştur. “Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin O’nun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettinizdir. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki size doğru yolu gösterdiğinden dolayı O’nu tazimle anasınız. İyilik edenleri müjdele.